Arkas Lojistik | Uluslararası Lojistik Çözümleri

Arkas Lojistik | Uluslararası Lojistik Çözümleri

Geçmişten bugüne gelen güçlü lojistik deneyimi.

Uçtan uca lojistik çözümlerimizden hemen yararlanmak için bizimle iletişime geçiniz.

Yardıma ihtiyacınız olursa buradayız

"lojistiğin ARKAS'ındaki güç..."

85+

Ülke ve destinasyona hava, deniz, kara ile ulaşım imkanı sağlıyoruz.

1500+

Türkiye’nin önde gelen 1500 büyük sermayesine hizmet veriyoruz.

10+

Birçok alanda uçtan uca çoklu hizmet sağlıyoruz.

2000+

2000+ çalışan arkadaşımız ile tüm müşterilerimize kesintisiz hizmet sağlıyoruz.

Müşterilerimiz ne diyor?

Tüm Müşteri Yorumlarını Oku

Neden Arkas Lojistik

Geniş Hizmet Ağı

Seçkin tedarikçi ağımız ile komple, parsiyel ve proje taşımalarında geniş hizmet olanağı sağlıyoruz.

Lojistik Mühendisliği

Uzman kadromuzla ihtiyacınıza yönelik taşıma çözümleri sunuyoruz, Arkas güvencesiyle profesyonel bir hizmet gerçekleştiriyoruz.

Komple Lojistik Çözümleri

Komple Lojistik ÇözümleriKomple taşımacılık hizmetinde yükleriniz aktarma ve bekleme gibi zaman kayıpları yaşamadan varış noktasına ulaşıyor.

7 / 24 Uzman Desteği

Üst düzey bir kalite anlayışı ve müşteri memnuniyetini gözeten yaklaşımımız ile 7/24 görev bilinciyle çalışıyoruz.

Hizmetlerimiz

Arkas Lojistik

Denizyolu

Dünyanın her noktasına hızlı ve güvenli bir şekilde komple yüklemelerinizi taşıyoruz.

Arkas Lojistik

Karayolu

Geniş özvarlık filomuz ile tüm lojistik taleplerinize çözüm sağlıyoruz

Arkas Lojistik

Demiryolu

25 yılı aşan demiryolu deneyimimizle yüklerinizi çevreci bir şekilde taşıyoruz.

Arkas Lojistik

Havayolu

Müşteriye özel çözümlerimiz ve güçlü acenta ağımızla sorunsuz bir şekilde yüklerinizi taşıyoruz.

Arkas Lojistik

Depo Hizmetleri

İhtiyaçlarınıza özel operasyonlarımızla 9 şehirde 15 açık ve 6 Şehirde 12 kapalı depomuzda müşterilerimize hizmet vermekteyiz.

Arkas Lojistik

Proje ve Ağır Yük

Yaratıcı lojistik çözümlerimizle yükünüze özel projeler üretiyoruz.

Hikayemiz

Türkiye’nin öncü holdinglerinden Arkas Holding çatısı altında faliyet gösteren Arkas Lojistik, 1989 yılında kurulmuştur. Çeyrek asırdan fazladır lojistik sektöründe var olan Arkas Lojistik bugün deniz, hava, kara, demiryolu kombine taşımaları yapan, açık yük ve proje taşımaları, forwarding ve depo hizmetleri sunmaktadır.

Devamı
Arkas Lojistik

Yardım

Uzman ekibimizle saat 08.00 - 17.00 saatleri arasında destek veriyoruz. Hemen destek almak ve bize ulaşmak için tıklayın.

İletişim

Bizden Haberler

Arkas Heavy EcoVadis’ten Altın Madalya ile Ödüllendirildi

Arkas Lojistik Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Arkas Heavy, dünyanın en saygın sürdürülebilirlik derecelendirme platformlarından biri olan EcoVadis tarafından altın madalya ile ödüllendirildi. Bu önemli başarı, Arkas Heavy’nin sürdürülebilirlik, etik yönetişim ve sorumlu iş uygulamalarına yönelik güçlü yaklaşımının uluslararası düzeyde tescillenmesini sağladı.

Dünya genelinde 175’ten fazla ülkede ve 200’den fazla sektörde faaliyet gösteren şirketleri değerlendiren EcoVadis, çevresel etki, iş etiği, insan hakları, sürdürülebilir tedarik zinciri ve sosyal sorumluluk alanlarındaki performansı kapsamlı kriterler doğrultusunda analiz ediyor. Arkas Heavy’nin altın madalya almaya hak kazanması, şirketin ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) alanındaki sistematik ve bütüncül yaklaşımını ortaya koyuyor. EcoVadis derecelendirmesinde altın madalya, değerlendirilen şirketler arasında en yüksek performans gösteren kurumlar arasında yer alındığını ifade ediyor.

Arkas Heavy, ağır yük ve proje taşımacılığı alanında yürüttüğü operasyonlarda yalnızca teknik mükemmeliyeti değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ilkelerini de önceliklendiriyor. Enerji verimliliği yüksek ekipman kullanımı, karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik çalışmalar, güvenli çalışma ortamları ve şeffaf yönetim anlayışı şirketin sürdürülebilirlik vizyonunun temel unsurları arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, yalnızca operasyonel başarıyı değil, uzun vadeli toplumsal ve çevresel faydayı da hedefliyor.

Arkas Heavy, önümüzdeki dönemde de çevresel etkilerin azaltılması, sosyal sorumluluk projelerinin yaygınlaştırılması ve etik yönetişim uygulamalarının güçlendirilmesi konularında çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor. Sürdürülebilir bir gelecek vizyonu doğrultusunda tüm paydaşlarıyla iş birliği içinde hareket eden şirket, ağır yük taşımacılığı sektöründe sorumlu ve çevreci uygulamaları yaygınlaştırmaya devam edecek.

Arkas Heavy’nin EcoVadis ödülü, şirketin küresel rekabet gücünü artırırken; müşterilerine, iş ortaklarına ve paydaşlarına sürdürülebilirlik konusundaki kararlılığını güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.

Arkas Lojistik Mısır’da Operasyon Merkezi Kurdu

Arkas Lojistik Grubu, Mısır’daki yapılanmasını stratejik yatırımlar ve operasyonel hamlelerle güçlendiriyor. Lojistik Grubu İskenderiye’de operasyon merkezi kurdu. Kurulan yeni merkez hız ve müşteri memnuniyeti odağıyla Arkas Lojistik’in yurtdışı ofislerinin operasyonel süreçlerini takip edecek.

İskenderiye’de Yeni Operasyon Merkezi

Arkas Holding Lojistik Grubu Başkanı Onur Göçmez ve beraberindeki yöneticiler, Mısır’da bir dizi temas ve ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında Lojistik Grubu Başkanı Onur Göçmez ve Arkas Egypt CEO’su Mohamed Mouselhy tarafından İskenderiye’de kurulan operasyon merkezinin açılışı gerçekleştirildi. Operasyon merkezi, Arkas Lojistik Grubu’nun yurtdışı operasyonlarını destekleyecek şekilde kurgulandı. Grubun yurtdışı operasyonlarını yönetecek merkezle Arkas Lojistik bölgedeki müşterilerine doğrudan temas edebilecek.

 

Göçmez: Operasyon Merkezi Stratejik Bir Üs Olacak

Arkas Holding Lojistik Grubu Başkanı Onur Göçmez, Mısır’ın önemini şu sözlerle değerlendirdi: “Arkas Grubu olarak Mısır’da yaklaşık 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösteriyoruz. Denizcilik ile başlayan bu yolculuğu, uçtan uca lojistik vizyonumuz doğrultusunda depo, karayolu taşımacılığı, ve freight forwarder hizmetleriyle büyüttük. İskenderiye’de açtığımız operasyon merkezi de Arkas Lojistik’in yurtdışı operasyonlarını yöneteceği bir üs olacak. Mısır, bizim için uzun vadeli stratejik bir hamledir. Ocak 2025’te faaliyetlerine başlayan Arkas Logistics Egypt, özvarlık araçları ve güçlü yerel tedarikçi ağıyla Mısır’daki tüm limanlar ve endüstri bölgeleri arasında konteyner taşımacılığı hizmeti veriyor. Kasım ayında açtığımız depomuzla da bu stratejimizi destekledik. Yeni açtığımız operasyon merkezi de bizim global bir lojistik şirketi olma yolundaki hedefimizi destekleyecek” diye konuştu.

 



“2026 Hedefleri: Hava Kargo, Parsiyel Taşımacılık ve Dijitalleşme”

Arkas Logistics Egypt’ın 2026 hedeflerini de paylaşan Göçmez; “İlk etapta hava kargo ve parsiyel taşımacılık hizmetlerini devreye alacağız. Dijitalleşme yatırımları artırmayı ve operasyonel verimliliği yükseltecek yeni araç yatırımlarını hayata geçirmeyi planlıyoruz.

 

Mouselhy: İskenderiye’yi bölgesel bir lojistik hub olarak konumluyoruz

Arkas Egypt CEO’su Mohamed Mouselhy ise Arkas Lojistik’in Mısır’daki yapılanmasının uzun vadeli bir planlamanın sonucu olduğunu vurguladı: “Arkas ailesi ile uzun yıllara dayanan bir birlikteliğimiz var. Arkas Lojistik Grubu’nun Mısır’daki entegrasyonu, yaklaşık üç yıl önce üst yönetim düzeyinde yapılan stratejik toplantılarla şekillendi. Yapılanmayı adım adım ilerlettik. İskenderiye’yi yalnızca bir operasyon noktası değil, aynı zamanda bölgesel bir lojistik hub olarak konumlandırıyoruz. Mısır, son yıllarda lojistik altyapısını hızla geliştiren, küresel ticarette rolü giderek artan bir ülke. Ülkede 15 aktif limanımız var. Yılda 9 milyon TEU transit ve yerel konteyner elleçleme hacmimiz var. Arkas Logistics Egypt olarak bu büyümenin aktif bir parçasıyız ve pazarda güçlü bir oyuncu olarak konumlanıyoruz.” dedi.

 

10 Bin Metrekarelik Depo ile Güçlenen Altyapı

Ziyarette kasım ayında İskenderiye’de faaliyete geçen ve limana yaklaşık 20 dakika mesafede bulunan Arkas Logistics Egypt’ın deposu gezildi. 10 bin metrekarelik depoda  boş ve dolu konteyner, depolama ile konteyner bakım-onarım hizmetleri sunuluyor.

Arkas Heavy’den Yeni Ekipman Yatırımlarıyla Güçlü Adım

Ağır yük ve proje taşımacılığı alanında uzmanlığını sürekli geliştiren Arkas Heavy, 2025 yılı itibarıyla filosuna yeni ekipmanlar ekleyerek operasyonel gücünü artırdı.
Gerçekleştirilen yeni yatırımlarla birlikte şirketimiz, yüksek kapasiteli taşıma operasyonlarında daha geniş bir çözüm yelpazesi sunabilir hale geldi.

 

Yeni ekipmanlarımız arasında Faymonville MultiMAX 8 Akslı Semitreyler, Faymonville TeleMAX Dorse, Faymonville THP Hidrolik Dorse ModulMAX  ve Volvo FH16 780 HP çekici modelleri (6x4 ve 8x4) yer alıyor.

Bu yatırımlar, Arkas Heavy filosunun taşıma kapasitesini, güvenlik standartlarını ve manevra kabiliyetini önemli ölçüde artırdı.

 

  • MultiMAX ve TeleMAX dorselerimiz, uzun ve ağır yüklerin taşınmasında esneklik ve yüksek stabilite sağlıyor.
  • THP Hidrolik Dorse (ModulMAX), modüler yapısıyla farklı proje gereksinimlerine göre konfigüre edilebiliyor ve ultra ağır yük taşımacılığında üstün performans sunuyor.
  • Volvo FH16 çekicilerimiz, 780 beygir gücündeki motorlarıyla yüksek tork gerektiren taşımalarda maksimum çekiş ve verimlilik sağlıyor.

 

Yeni ekipmanlarımızla birlikte bütün operasyonlarımızda daha yüksek kapasite, daha düşük risk ve daha verimli proje yönetimi hedefliyoruz.

Arkas Heavy olarak, modern ekipman yatırımlarımızla müşterilerimize güvenilir, sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyoruz.

ARKAS LOJİSTİK GRUBU TRANSPORT LOGISTIC 2025 FUARI‘NA KATILDI

2-5 Haziran tarihlerinde Münih’te düzenlenen Uluslararası Transport Logistic fuarında Arkas Lojistik Grubu küresel pazarlardaki hizmetlerini ve yeşil lojistik çözümlerini tanıttı.

 

“ Küreselde büyüme stratejimiz devam ediyor ”

Arkas Lojistik Grubu Başkanı Onur Göçmez “Küresel ticarette dönem dönem kurallar değişiyor. Kimi zaman bir salgın hastalık, kimi zaman savaşlar, ambargolar veya son dönemde gördüğümüz tarife savaşları kuralları sil baştan değiştiriyor. Tüm bu değişimler ticareti dolayısıyla lojistik sektörünü doğrudan etkileniyor. Bu hızlı değişen koşullar karşısında bizler de çok dinamik, hızlı, esnek olmalıyız ve kaliteden ödün vermeden hizmet sunmalıyız. Türkiye’nin köklü firması Arkas Lojistik de bu değişime uygun hareket ederken uzun vadeli stratejiler belirliyor. Türkiye’den aldığımız güçle küresel anlamda büyüme stratejimiz devam ediyor. Sürdürülebilirlik çerçevesinde yeşil lojistiği de önceliklendiriyoruz” dedi.

 

“ Dünya çapında uçtan uca lojistik hizmeti sunuyoruz ”

Onur Göçmez; “Transport Logistic fuarında rüzgar türbini taşıması ve kurulumu ile proje taşımacılığı için kurduğumuz Arkas Heavy’i , demiryolu yatırımımız Arkas Rail’i, intermodal taşımacılık için kurduğumuz Arlogic’i uluslararası arenada tanıtmış olduk. Diğer taraftan ABD’de, Hindistan’da, Mısır’da, Polonya’da kurduğumuz şirketlerimiz ile Çin, Azerbaycan, Gürcistan, Yunanistan, Romanya ve Ukrayna’daki ofislerimizle küresel ticarette uçtan uca yaptığımız lojistik çözümleri anlattık. Diğer taraftan verimliliği artıran ve sürdürülebilirliğe önemli katkılar sunan dijital çözümlerimiz konusunda ziyaretçilerimizi bilgilendirdik.” diye konuştu.

Freight Forwarding’de Dijitalleşme Yoluyla Hizmet Farklılaştırma / Diane Arcas Göçmez

Taşımacılık ve lojistik sektöründe önemli bir rol üstlenen freight forwarding (taşıma işleri organizatörlüğü), küresel ticaretin belkemiğini oluşturmasına rağmen hâlen büyük ölçüde parçalı, kâğıt tabanlı ve manuel süreçlere dayanmaktadır. Bu durum; operasyonel verimsizliklere, gecikmelere, hata ve sahtecilik risklerine ve sınırlı hizmet şeffaflığına yol açmaktadır. Türkiye’de ise küresel hat operatörlerinin yatay ve dikey entegrasyon stratejileri ile artan yerel ve uluslararası rekabet, freight forwarder’ların kâr marjlarını önemli ölçüde baskılamış; dijitalleşme yoluyla hizmet farklılaştırmayı stratejik bir zorunluluk hâline getirmiştir.


Bu rapor, Türkiye’de faaliyet gösteren bir lojistik şirketinin toplam cirosunun yaklaşık %50’sini oluşturan ihracat freight forwarding biriminde yürütülen bir pilot dijitalleşme girişimini incelemektedir. Çalışmanın amacı; ortaya çıkan dijital teknolojilerin, uzun süredir devam eden operasyonel sorunları nasıl azaltabileceğini, müşteri hizmet kalitesini nasıl artırabileceğini ve sürdürülebilir rekabet avantajı yaratma potansiyelini değerlendirmektir. Analiz, rezervasyondan belge yönetimine, konteyner takibinden konşimento düzenlenmesine ve nihai teslimata kadar uzanan uçtan uca taşıma sürecine odaklanmaktadır.

Geleneksel freight forwarding modelinde; manuel belge hazırlama ve doğrulama süreçleri, yavaş konşimento iletimi, gerçek zamanlı konteyner görünürlüğünün olmaması, yüksek idari maliyetler, HBL–MBL–manifest uyumsuzlukları, sınırlı denetlenebilirlik ve sahtecilik riski gibi yapısal zayıflıklar tespit edilmiştir. Bu sorunlar hem müşteri memnuniyetini olumsuz etkilemekte hem de hizmet sağlayıcının katma değerli ve farklılaştırılmış hizmet sunma kapasitesini sınırlandırmaktadır.

Bu zorlukları gidermek amacıyla rapor; Blockchain, Nesnelerin İnterneti (IoT), Yapay Zekâ (AI) ve Bulut Bilişim teknolojilerinin entegre kullanımını değerlendirmektedir. Blockchain, CargoX ve WaveBL platformları aracılığıyla güvenli, değiştirilemez ve anında iletilebilen elektronik konşimentoları mümkün kılarken; IoT sensörleri (ORBCOMM) gerçek zamanlı konteyner takibi ve olay tetiklemeli otomasyon sağlamaktadır. Azure AI servisleri, yapılandırılmamış e-posta ve belgelerin otomatik ayrıştırılmasını, belge tutarlılık kontrollerini ve tahmine dayalı transit süre analizlerini desteklemektedir. Azure Blob Storage ve Azure Functions gibi bulut servisleri ise ölçeklenebilir veri depolama, entegrasyon ve süreç otomasyonunun temelini oluşturmaktadır.

Çalışma kapsamında geleneksel ve dijitalleştirilmiş süreçler karşılaştırmalı olarak haritalanmış; veri kaynakları, değişkenler ve dijital varlıklar tanımlanmıştır. Ayrıca bulut, AI, IoT ve blockchain bileşenlerini kapsayan kapsamlı bir siber risk değerlendirmesi yapılmış; veri ihlalleri, anahtar yönetimi, yapay zekâ manipülasyonu, IoT sahteciliği ve kimlik avı gibi tehditler analiz edilerek uygun azaltım stratejileri önerilmiştir.

Bulgular, bütüncül ve kontrollü bir dijitalleşme yaklaşımının; belge işleme sürelerini önemli ölçüde kısalttığını, kurye kaynaklı gecikmeleri ortadan kaldırdığını, sahtecilik riskini azalttığını, şeffaflığı artırdığını ve müşteri odaklı, öngörücü hizmet modellerini mümkün kıldığını göstermektedir. Şirketin mevcut ERP altyapısı, bulut yatırımları ve stratejik teknoloji ortaklıkları, bu dönüşümün yönetilebilir risklerle hayata geçirilmesini desteklemektedir.

Sonuç olarak rapor, freight forwarding faaliyetlerinde Blockchain, AI, IoT ve Bulut teknolojilerine dayalı dijitalleşmenin, hizmet farklılaştırması, operasyonel dayanıklılık ve uzun vadeli rekabetçilik için uygulanabilir ve stratejik bir yol sunduğunu ortaya koymaktadır. Ancak bu dönüşümün başarısı; aşamalı uygulama, paydaş uyumu, güçlü siber güvenlik yönetişimi ve sürekli dijital yetkinlik yatırımlarıyla doğrudan ilişkilidir.


Tamamını okumak için tıklayınız.

Biyofouling’in Yakıt Maliyetlerine Etkisi: Deneysel Bir Çalışma / Diane Arcas Göçmez

Yakıt tüketimi, bir konteyner gemisinin sefer maliyetlerinin yaklaşık üçte ikisini oluştururken, aynı zamanda emisyon performansının da temel belirleyicisidir. Bu çalışma, denizcilikte sıklıkla göz ardı edilen biyofoulingin (gövde ve pervane kirlenmesi) gemi performansı ve yakıt maliyetleri üzerindeki etkisini, gerçek operasyonel verilerle ortaya koymaktadır.


Araştırma, teknik özellikleri aynı olan iki ikiz gemi üzerinde gerçekleştirilen kontrollü bir deniz denemesine dayanmaktadır. Yakın zamanda temizlenmiş bir gemi ile dört yıldır temizlenmemiş bir geminin yüksek frekanslı sensör verileri karşılaştırılmış; hız, şaft gücü, RPM ve yakıt tüketimi gibi kritik performans göstergeleri analiz edilmiştir. Sonuçlar, biyofoulingin gemi direncini artırarak yakıt tüketiminde %5–7 aralığında ek bir yük yarattığını açık biçimde göstermektedir.


Çalışma ayrıca, geleneksel noon report’lara kıyasla IoT sensörleri, uydu iletişimi ve bulut tabanlı analitik platformlar kullanılarak elde edilen yüksek çözünürlüklü verilerin, koşula dayalı (condition-based) bakım ve temizlik kararları için güçlü bir zemin sunduğunu ortaya koymaktadır. Sabit zamanlı temizlik yerine, performans bozulmasını öngören veri temelli modeller sayesinde hem maliyetler hem de emisyonlar optimize edilebilmektedir.


Sonuç olarak bu çalışma, Arkas filosu gibi operasyonel mükemmeliyeti hedefleyen denizcilik şirketleri için biyofouling yönetiminin yalnızca teknik bir bakım konusu değil; stratejik, ekonomik ve çevresel bir rekabet unsuru olduğunu göstermektedir. Veri odaklı yaklaşımlar, sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu, ölçülebilir ve proaktif filo yönetiminin anahtarıdır.


”Verilerin paylaşılması konusundaki destekleri ve her zaman daha iyiyi hedefleyen yaklaşımları için Arkas Deniz ticaret  filosu  yöneticilerine teşekkür ederim”


Tamamını okumak için tıklayınız.

Arkas Lojistik Grubu Operasyonel Süreklilik Hakkında Önemli Bilgilendirme

Ortadoğu bölgesinde devam eden savaş ve artan güvenlik riskleri doğrultusunda uluslararası taşımacılık hatlarında bölgesel kısıtlamalar ve operasyonel düzenlemeler uygulanmaktadır. Bu gelişmeler çerçevesinde; denizyolu, havayolu ve demiryolu taşımalarında bazı güzergâhlarda rota değişiklikleri, ilave güvenlik kontrolleri ve aktarma planlamaları devreye alınmıştır. 

Ancak önemle belirtmek isteriz ki;

Arkas Lojistik Grubu olarak operasyonlarımız kesintisiz şekilde devam etmektedir.  Tüm taşıma modlarında alternatif senaryolar aktif hale getirilmiş, risk analizleri güncellenmiş ve operasyonel süreklilik güvence altına alınmıştır. Aşağıda denizyolu, havayolu ve demiryolu taşımaları ile ilgili son durum bilgilerini bulabilirsiniz.

Denizyolu Taşımaları 

Maersk, CMA ve Hapag hatlarına ait gemi seferleri Ümit burnu üzerinden devam edecektir. Msc, Süveyş kanalından geçişi ve Orta doğu bölgesine rezervasyonları ikinci bir duyuruya kadar askıya almışdır. Diğer hatların Süveyş geçişlerini takip ediyor ve gerekli bilgilendirmeleri yapıyor olacağız. 

 Ayrıca armatörler ek savaş riski ücretleri ekleneceği bilgisini de paylaşmışlardır.

Havayolu Taşımaları

Hava yolu operasyonlarında çeşitli kısıtlamalar ve geçici durdurmalar yaşanmaktadır. Bu kapsamda, hava kargo operasyonlarında gecikmeler, yönlendirmeler veya iptaller yaşanabileceği gibi aktarma noktalarında yoğunluk oluşabilmektedir.

Aşağıdaki havalimanlarında operasyonlar ikinci bir duyuruya kadar kısıtlı veya tamamen durdurulmuş durumdadır: 

  • Abu Dabi Zayed Uluslararası Havalimanı (AUH)
  • Amman Queen Alia Uluslararası Havalimanı (AMM)
  •  Bağdat Uluslararası Havalimanı (BGW)
  •  Beyrut Refik Hariri Uluslararası Havalimanı (BEY)
  •  Cidde Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı (JED)
  •  Dammam Kral Fahd Uluslararası Havalimanı (DMM)
  • Doha Hamad Uluslararası Havalimanı (DOH)
  • Dubai Uluslararası Havalimanı (DXB)
  • Erbil Uluslararası Havalimanı (EBL)
  • Hurgada Uluslararası Havalimanı (HRG)
  •  Karaçi Cinnah Uluslararası Havalimanı (KHI)
  • Kuveyt Uluslararası Havalimanı (KWI)
  • Medine Prens Muhammed bin Abdülaziz Uluslararası Havalimanı (MED)
  • Muskat Uluslararası Havalimanı (MCT)
  • Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı (RUH)
  • Sharjah Uluslararası Havalimanı (SHJ)
  • Şarm El-Şeyh Uluslararası Havalimanı (SSH)
  • Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı (IKA)

Demiryolu Taşımaları

Çin’ den Türkiye ve Avrupa’ya Bakü-Tiflis Kars (BTK) Hattı üzerinden demiryolu servisimiz devam etmektedir. 


Arkas Lojistik Grubu olarak bu süreci güçlü operasyon altyapımız, geniş acente ağımız ve alternatif güzergâh kabiliyetimiz ile kontrollü şekilde yönetmekteyiz. Gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyor, operasyonel istikrarı korumak adına tüm kaynaklarımızı aktif şekilde kullanıyoruz.

Bilgilendirme ve duruma ilişkin güncel gelişmeler tarafımızdan takip edilmekte olup, operasyonel değişiklikler oldukça siz değerli iş ortaklarımızla paylaşılacaktır.

Denizüstü Rüzgar Enerjisi Sistemleri (DRES) Pazarlarında Lojistik Hizmet Modeli : Türkiye Örneği / Diane Arcas Göçmez

Önsöz: Bu projeye yönelik motivasyonum, Türkiye’nin kara rüzgâr üretiminde Avrupa’da beşinci sırada yer alması ve enerji talebinin 2035’e kadar %67 artmasının beklendiği bir dönemde yaklaşık 75 GW’lık denizüstü rüzgâr potansiyeline sahip olmasından kaynaklanmaktadır.

Arkas Lojistik’in kara rüzgârı lojistik projelerindeki rolü sayesinde, yenilenebilir enerji tedarik zincirlerinin operasyonel dinamiklerini ve sektördeki yapısal boşlukları birinci elden gözlemleme fırsatı buldum.

Bu proje, Türkiye’nin gelişmekte olan denizüstü rüzgâr ekosistemini destekleyecek ölçeklenebilir ve yapılandırılmış lojistik çözümlere katkı sunma kararlılığımı yansıtmaktadır.

Son olarak, bu yolculuk boyunca kesintisiz desteği, yenilikçi fikirleri ve sahaya dayalı lojistik tecrübesi için eşim Onur Göçmez’e içtenlikle teşekkür ederim.


Kavramsaldan Uygulamaya: Gelişmekte Olan Açık Deniz Rüzgâr Pazarları için Talep Odaklı Lojistik Hizmet Modeli Tasarımı – Türkiye Örneği

Deniz Üstü Rüzgâr Enerjisi Santrali (DRES), küresel enerji dönüşümünün stratejik bir ayağı olarak giderek daha fazla önem kazanmakta; hızla artan kurulu güç hedefleri, denizcilik, liman ve lojistik sistemleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Olgun DRES pazarları yüksek düzeyde entegre lojistik ekosistemleri geliştirmişken, gelişmekte olan pazarlarda yapısal boşluklar proje uygulanabilirliğini, maliyet etkinliğini ve yatırımcı güvenini önemli ölçüde sınırlayabilmektedir. Türkiye bu duruma tipik bir örnek teşkil etmektedir: güçlü bir sanayi altyapısına, gemi inşa kapasitesine ve karasal rüzgâr enerjisi üretim yetkinliklerine sahip olmasına rağmen, DRES sektörü henüz erken bir aşamadadır ve lojistik hazırlık seviyesi kritik bir darboğaz oluşturmaktadır.

Bu proje, Türkiye’nin DRES sektörünün gelişimini desteklemek amacıyla, yerli lojistik kabiliyetlerinin talep tarafı paydaş beklentileriyle nasıl uyumlandırılabileceğini incelemektedir. Çalışmada “paydaşlar” kavramı; elektrik üretim şirketleri (utilities), proje geliştiriciler, orijinal ekipman üreticileri (OEM’ler) ve Mühendislik–Tedarik–İnşaat–Kurulum (EPCI) yüklenicilerini kapsamaktadır. Lojistik yalnızca operasyonel veya varlık temelli bir faaliyet olarak ele alınmamış; bunun yerine, kurulum sürelerini, zamanlama güvenilirliğini ve DRES projelerinin seviye bazlı enerji maliyetini (LCOE) doğrudan etkileyen stratejik ve hizmet odaklı bir yetkinlik olarak yeniden çerçevelendirilmiştir.

Çalışma, pragmatist bir araştırma felsefesine ve abduktif yaklaşıma dayanan, niteliksel ve masa başı tek vaka çalışması tasarımını benimsemektedir. Uluslararası OW lojistiği literatürü, Türkiye’ye özgü ikincil verilerle; sektör raporları, politika belgeleri ve kurumsal çalışmalar üzerinden sentezlenmiştir. Analitik odak, literatürde OW projelerinin en yoğun lojistik gereksinime ve maliyet hassasiyetine sahip aşaması olarak tanımlanan kurulum (installation) fazı üzerinedir.

Uluslararası karşılaştırmalı analiz, altı temel lojistik zorluk temasını ortaya koymaktadır:

  1. Hava koşulları ve çevresel belirsizlikler

  2. Liman altyapısı ve kapasite kısıtları

  3. Gemi bulunabilirliği ve yük optimizasyonu

  4. Tedarik zinciri koordinasyon karmaşıklığı

  5. Maliyet etkinliği ve kurulum süresi hassasiyeti

  6. Veri hazırlığı ve dijital entegrasyon

Bu zorluklardan hareketle, paydaşların evrensel beklentileri tanımlanmıştır. Bunlar arasında özellikle; ön mühendislik tasarımı (FEED) aşamasında lojistiğin erken entegrasyonu, ağır yük limanlarına ve kurulum gemilerine erişim, uçtan uca koordinasyon, dijital karar destek sistemleri ve ölçülebilir maliyet düşürme kabiliyeti öne çıkmaktadır.

Ulusal bağlamla yapılan karşılaştırmalı sentez, bu beklentiler ile mevcut yerli lojistik hazırlık düzeyi arasında yapısal bir uyumsuzluk olduğunu göstermektedir. Türkiye güçlü bir imalat altyapısına, yetkin tersanelere ve stratejik konumdaki limanlara sahip olmakla birlikte; açık denize uygun liman altyapısı, türbin sınıfı kurulum gemileri, entegre koordinasyon mekanizmaları ve birlikte çalışabilir dijital sistemler açısından önemli boşluklar bulunmaktadır. Risk ve anahtar performans göstergeleri (KPI) analizi; liman hazırlığı, koordinasyon, maliyet etkinliği ve dijitalleşmeyi yüksek riskli alanlar olarak sınıflandırırken, hava koşulları ve gemi bulunabilirliği mevcut koşullarda orta–yüksek risk düzeyinde değerlendirilmektedir.

Bu uyumsuzluğu gidermek amacıyla çalışma, Tiwong vd. (2024) tarafından geliştirilen Lojistik Hizmet Sağlayıcı Yaşam Döngüsü Modeli’nden uyarlanan Hazırlık-Düzeyine Uyumlu Modüler Lojistik Hizmet Modelini önermektedir. Model, DRES lojistik hizmetlerini üç yaşam döngüsü fazı altında yapılandırmaktadır:

  • Başlangıç Aşaması (Beginning of Life – BOL): Hizmet tasarımı, FEED aşamasında entegrasyon, stratejik konumlanma ve paydaş ilişkilerinin kurulması.

  • Orta Aşama (Middle of Life – MOL): KPI temelli risk değerlendirmesi yoluyla operasyonel ve finansal performans yönetimi.

  • Son Aşama (End of Life – EOL): Hizmet yaşam döngüsü performansının değerlendirilmesi, öğrenme ve hizmetin yeniden yapılandırılması.

Modelin modüler ve uyarlanabilir yapısı, lojistik hizmet sağlayıcıların (LSP’lerin) ulusal hazırlık seviyesinin eşitsiz olduğu koşullarda dahi etkin şekilde faaliyet göstermesine ve zaman içinde daha entegre 4PL/5PL rollerine evrilmesine olanak tanımaktadır. Böylece hizmet tasarımı; paydaş beklentileri, ulusal kısıtlar ve uzun vadeli rekabetçilik hedefleriyle uyumlu hâle getirilmektedir.

Akademik açıdan çalışma, DRES lojistiğini açık biçimde bir hizmet modeli olarak kavramsallaştırarak literatürdeki talep tarafı beklenti boşluğunu doldurmakta ve olgun pazarlardan türetilen çerçevelerin gelişmekte olan ülke bağlamlarına nasıl uyarlanabileceğini göstermektedir. Uygulamada ise; lojistik hizmet sağlayıcılar, proje paydaşları, liman ve gemi tedarikçileri ile politika yapıcılara, lojistik hazırlığın münferit altyapı yatırımlarından ziyade entegre hizmet tasarımı yoluyla nasıl güçlendirilebileceğine dair somut bir yol haritası sunmaktadır.

Sonuç olarak çalışma, Türkiye’nin DRES potansiyelinin yalnızca fiziksel varlıklarla hayata geçirilemeyeceğini ortaya koymaktadır. Riskleri azaltan, projelerin finansal yapılabilirliğini artıran ve sektörün sürdürülebilir büyümesini destekleyen unsur; aşamalı yetkinlik gelişimi ve dijital entegrasyonla desteklenen stratejik, talep odaklı lojistik hizmetlerdir.


Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Arkas Heavy EcoVadis’ten Altın Madalya ile Ödüllendirildi

Arkas Lojistik Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Arkas Heavy, dünyanın en saygın sürdürülebilirlik derecelendirme platformlarından biri olan EcoVadis tarafından altın madalya ile ödüllendirildi. Bu önemli başarı, Arkas Heavy’nin sürdürülebilirlik, etik yönetişim ve sorumlu iş uygulamalarına yönelik güçlü yaklaşımının uluslararası düzeyde tescillenmesini sağladı.

Dünya genelinde 175’ten fazla ülkede ve 200’den fazla sektörde faaliyet gösteren şirketleri değerlendiren EcoVadis, çevresel etki, iş etiği, insan hakları, sürdürülebilir tedarik zinciri ve sosyal sorumluluk alanlarındaki performansı kapsamlı kriterler doğrultusunda analiz ediyor. Arkas Heavy’nin altın madalya almaya hak kazanması, şirketin ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) alanındaki sistematik ve bütüncül yaklaşımını ortaya koyuyor. EcoVadis derecelendirmesinde altın madalya, değerlendirilen şirketler arasında en yüksek performans gösteren kurumlar arasında yer alındığını ifade ediyor.

Arkas Heavy, ağır yük ve proje taşımacılığı alanında yürüttüğü operasyonlarda yalnızca teknik mükemmeliyeti değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ilkelerini de önceliklendiriyor. Enerji verimliliği yüksek ekipman kullanımı, karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik çalışmalar, güvenli çalışma ortamları ve şeffaf yönetim anlayışı şirketin sürdürülebilirlik vizyonunun temel unsurları arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, yalnızca operasyonel başarıyı değil, uzun vadeli toplumsal ve çevresel faydayı da hedefliyor.

Arkas Heavy, önümüzdeki dönemde de çevresel etkilerin azaltılması, sosyal sorumluluk projelerinin yaygınlaştırılması ve etik yönetişim uygulamalarının güçlendirilmesi konularında çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor. Sürdürülebilir bir gelecek vizyonu doğrultusunda tüm paydaşlarıyla iş birliği içinde hareket eden şirket, ağır yük taşımacılığı sektöründe sorumlu ve çevreci uygulamaları yaygınlaştırmaya devam edecek.

Arkas Heavy’nin EcoVadis ödülü, şirketin küresel rekabet gücünü artırırken; müşterilerine, iş ortaklarına ve paydaşlarına sürdürülebilirlik konusundaki kararlılığını güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.

Arkas Lojistik Mısır’da Operasyon Merkezi Kurdu

Arkas Lojistik Grubu, Mısır’daki yapılanmasını stratejik yatırımlar ve operasyonel hamlelerle güçlendiriyor. Lojistik Grubu İskenderiye’de operasyon merkezi kurdu. Kurulan yeni merkez hız ve müşteri memnuniyeti odağıyla Arkas Lojistik’in yurtdışı ofislerinin operasyonel süreçlerini takip edecek.

İskenderiye’de Yeni Operasyon Merkezi

Arkas Holding Lojistik Grubu Başkanı Onur Göçmez ve beraberindeki yöneticiler, Mısır’da bir dizi temas ve ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında Lojistik Grubu Başkanı Onur Göçmez ve Arkas Egypt CEO’su Mohamed Mouselhy tarafından İskenderiye’de kurulan operasyon merkezinin açılışı gerçekleştirildi. Operasyon merkezi, Arkas Lojistik Grubu’nun yurtdışı operasyonlarını destekleyecek şekilde kurgulandı. Grubun yurtdışı operasyonlarını yönetecek merkezle Arkas Lojistik bölgedeki müşterilerine doğrudan temas edebilecek.

 

Göçmez: Operasyon Merkezi Stratejik Bir Üs Olacak

Arkas Holding Lojistik Grubu Başkanı Onur Göçmez, Mısır’ın önemini şu sözlerle değerlendirdi: “Arkas Grubu olarak Mısır’da yaklaşık 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösteriyoruz. Denizcilik ile başlayan bu yolculuğu, uçtan uca lojistik vizyonumuz doğrultusunda depo, karayolu taşımacılığı, ve freight forwarder hizmetleriyle büyüttük. İskenderiye’de açtığımız operasyon merkezi de Arkas Lojistik’in yurtdışı operasyonlarını yöneteceği bir üs olacak. Mısır, bizim için uzun vadeli stratejik bir hamledir. Ocak 2025’te faaliyetlerine başlayan Arkas Logistics Egypt, özvarlık araçları ve güçlü yerel tedarikçi ağıyla Mısır’daki tüm limanlar ve endüstri bölgeleri arasında konteyner taşımacılığı hizmeti veriyor. Kasım ayında açtığımız depomuzla da bu stratejimizi destekledik. Yeni açtığımız operasyon merkezi de bizim global bir lojistik şirketi olma yolundaki hedefimizi destekleyecek” diye konuştu.

 



“2026 Hedefleri: Hava Kargo, Parsiyel Taşımacılık ve Dijitalleşme”

Arkas Logistics Egypt’ın 2026 hedeflerini de paylaşan Göçmez; “İlk etapta hava kargo ve parsiyel taşımacılık hizmetlerini devreye alacağız. Dijitalleşme yatırımları artırmayı ve operasyonel verimliliği yükseltecek yeni araç yatırımlarını hayata geçirmeyi planlıyoruz.

 

Mouselhy: İskenderiye’yi bölgesel bir lojistik hub olarak konumluyoruz

Arkas Egypt CEO’su Mohamed Mouselhy ise Arkas Lojistik’in Mısır’daki yapılanmasının uzun vadeli bir planlamanın sonucu olduğunu vurguladı: “Arkas ailesi ile uzun yıllara dayanan bir birlikteliğimiz var. Arkas Lojistik Grubu’nun Mısır’daki entegrasyonu, yaklaşık üç yıl önce üst yönetim düzeyinde yapılan stratejik toplantılarla şekillendi. Yapılanmayı adım adım ilerlettik. İskenderiye’yi yalnızca bir operasyon noktası değil, aynı zamanda bölgesel bir lojistik hub olarak konumlandırıyoruz. Mısır, son yıllarda lojistik altyapısını hızla geliştiren, küresel ticarette rolü giderek artan bir ülke. Ülkede 15 aktif limanımız var. Yılda 9 milyon TEU transit ve yerel konteyner elleçleme hacmimiz var. Arkas Logistics Egypt olarak bu büyümenin aktif bir parçasıyız ve pazarda güçlü bir oyuncu olarak konumlanıyoruz.” dedi.

 

10 Bin Metrekarelik Depo ile Güçlenen Altyapı

Ziyarette kasım ayında İskenderiye’de faaliyete geçen ve limana yaklaşık 20 dakika mesafede bulunan Arkas Logistics Egypt’ın deposu gezildi. 10 bin metrekarelik depoda  boş ve dolu konteyner, depolama ile konteyner bakım-onarım hizmetleri sunuluyor.

Arkas Heavy’den Yeni Ekipman Yatırımlarıyla Güçlü Adım

Ağır yük ve proje taşımacılığı alanında uzmanlığını sürekli geliştiren Arkas Heavy, 2025 yılı itibarıyla filosuna yeni ekipmanlar ekleyerek operasyonel gücünü artırdı.
Gerçekleştirilen yeni yatırımlarla birlikte şirketimiz, yüksek kapasiteli taşıma operasyonlarında daha geniş bir çözüm yelpazesi sunabilir hale geldi.

 

Yeni ekipmanlarımız arasında Faymonville MultiMAX 8 Akslı Semitreyler, Faymonville TeleMAX Dorse, Faymonville THP Hidrolik Dorse ModulMAX  ve Volvo FH16 780 HP çekici modelleri (6x4 ve 8x4) yer alıyor.

Bu yatırımlar, Arkas Heavy filosunun taşıma kapasitesini, güvenlik standartlarını ve manevra kabiliyetini önemli ölçüde artırdı.

 

  • MultiMAX ve TeleMAX dorselerimiz, uzun ve ağır yüklerin taşınmasında esneklik ve yüksek stabilite sağlıyor.
  • THP Hidrolik Dorse (ModulMAX), modüler yapısıyla farklı proje gereksinimlerine göre konfigüre edilebiliyor ve ultra ağır yük taşımacılığında üstün performans sunuyor.
  • Volvo FH16 çekicilerimiz, 780 beygir gücündeki motorlarıyla yüksek tork gerektiren taşımalarda maksimum çekiş ve verimlilik sağlıyor.

 

Yeni ekipmanlarımızla birlikte bütün operasyonlarımızda daha yüksek kapasite, daha düşük risk ve daha verimli proje yönetimi hedefliyoruz.

Arkas Heavy olarak, modern ekipman yatırımlarımızla müşterilerimize güvenilir, sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyoruz.

ARKAS LOJİSTİK GRUBU TRANSPORT LOGISTIC 2025 FUARI‘NA KATILDI

2-5 Haziran tarihlerinde Münih’te düzenlenen Uluslararası Transport Logistic fuarında Arkas Lojistik Grubu küresel pazarlardaki hizmetlerini ve yeşil lojistik çözümlerini tanıttı.

 

“ Küreselde büyüme stratejimiz devam ediyor ”

Arkas Lojistik Grubu Başkanı Onur Göçmez “Küresel ticarette dönem dönem kurallar değişiyor. Kimi zaman bir salgın hastalık, kimi zaman savaşlar, ambargolar veya son dönemde gördüğümüz tarife savaşları kuralları sil baştan değiştiriyor. Tüm bu değişimler ticareti dolayısıyla lojistik sektörünü doğrudan etkileniyor. Bu hızlı değişen koşullar karşısında bizler de çok dinamik, hızlı, esnek olmalıyız ve kaliteden ödün vermeden hizmet sunmalıyız. Türkiye’nin köklü firması Arkas Lojistik de bu değişime uygun hareket ederken uzun vadeli stratejiler belirliyor. Türkiye’den aldığımız güçle küresel anlamda büyüme stratejimiz devam ediyor. Sürdürülebilirlik çerçevesinde yeşil lojistiği de önceliklendiriyoruz” dedi.

 

“ Dünya çapında uçtan uca lojistik hizmeti sunuyoruz ”

Onur Göçmez; “Transport Logistic fuarında rüzgar türbini taşıması ve kurulumu ile proje taşımacılığı için kurduğumuz Arkas Heavy’i , demiryolu yatırımımız Arkas Rail’i, intermodal taşımacılık için kurduğumuz Arlogic’i uluslararası arenada tanıtmış olduk. Diğer taraftan ABD’de, Hindistan’da, Mısır’da, Polonya’da kurduğumuz şirketlerimiz ile Çin, Azerbaycan, Gürcistan, Yunanistan, Romanya ve Ukrayna’daki ofislerimizle küresel ticarette uçtan uca yaptığımız lojistik çözümleri anlattık. Diğer taraftan verimliliği artıran ve sürdürülebilirliğe önemli katkılar sunan dijital çözümlerimiz konusunda ziyaretçilerimizi bilgilendirdik.” diye konuştu.

Freight Forwarding’de Dijitalleşme Yoluyla Hizmet Farklılaştırma / Diane Arcas Göçmez

Taşımacılık ve lojistik sektöründe önemli bir rol üstlenen freight forwarding (taşıma işleri organizatörlüğü), küresel ticaretin belkemiğini oluşturmasına rağmen hâlen büyük ölçüde parçalı, kâğıt tabanlı ve manuel süreçlere dayanmaktadır. Bu durum; operasyonel verimsizliklere, gecikmelere, hata ve sahtecilik risklerine ve sınırlı hizmet şeffaflığına yol açmaktadır. Türkiye’de ise küresel hat operatörlerinin yatay ve dikey entegrasyon stratejileri ile artan yerel ve uluslararası rekabet, freight forwarder’ların kâr marjlarını önemli ölçüde baskılamış; dijitalleşme yoluyla hizmet farklılaştırmayı stratejik bir zorunluluk hâline getirmiştir.


Bu rapor, Türkiye’de faaliyet gösteren bir lojistik şirketinin toplam cirosunun yaklaşık %50’sini oluşturan ihracat freight forwarding biriminde yürütülen bir pilot dijitalleşme girişimini incelemektedir. Çalışmanın amacı; ortaya çıkan dijital teknolojilerin, uzun süredir devam eden operasyonel sorunları nasıl azaltabileceğini, müşteri hizmet kalitesini nasıl artırabileceğini ve sürdürülebilir rekabet avantajı yaratma potansiyelini değerlendirmektir. Analiz, rezervasyondan belge yönetimine, konteyner takibinden konşimento düzenlenmesine ve nihai teslimata kadar uzanan uçtan uca taşıma sürecine odaklanmaktadır.

Geleneksel freight forwarding modelinde; manuel belge hazırlama ve doğrulama süreçleri, yavaş konşimento iletimi, gerçek zamanlı konteyner görünürlüğünün olmaması, yüksek idari maliyetler, HBL–MBL–manifest uyumsuzlukları, sınırlı denetlenebilirlik ve sahtecilik riski gibi yapısal zayıflıklar tespit edilmiştir. Bu sorunlar hem müşteri memnuniyetini olumsuz etkilemekte hem de hizmet sağlayıcının katma değerli ve farklılaştırılmış hizmet sunma kapasitesini sınırlandırmaktadır.

Bu zorlukları gidermek amacıyla rapor; Blockchain, Nesnelerin İnterneti (IoT), Yapay Zekâ (AI) ve Bulut Bilişim teknolojilerinin entegre kullanımını değerlendirmektedir. Blockchain, CargoX ve WaveBL platformları aracılığıyla güvenli, değiştirilemez ve anında iletilebilen elektronik konşimentoları mümkün kılarken; IoT sensörleri (ORBCOMM) gerçek zamanlı konteyner takibi ve olay tetiklemeli otomasyon sağlamaktadır. Azure AI servisleri, yapılandırılmamış e-posta ve belgelerin otomatik ayrıştırılmasını, belge tutarlılık kontrollerini ve tahmine dayalı transit süre analizlerini desteklemektedir. Azure Blob Storage ve Azure Functions gibi bulut servisleri ise ölçeklenebilir veri depolama, entegrasyon ve süreç otomasyonunun temelini oluşturmaktadır.

Çalışma kapsamında geleneksel ve dijitalleştirilmiş süreçler karşılaştırmalı olarak haritalanmış; veri kaynakları, değişkenler ve dijital varlıklar tanımlanmıştır. Ayrıca bulut, AI, IoT ve blockchain bileşenlerini kapsayan kapsamlı bir siber risk değerlendirmesi yapılmış; veri ihlalleri, anahtar yönetimi, yapay zekâ manipülasyonu, IoT sahteciliği ve kimlik avı gibi tehditler analiz edilerek uygun azaltım stratejileri önerilmiştir.

Bulgular, bütüncül ve kontrollü bir dijitalleşme yaklaşımının; belge işleme sürelerini önemli ölçüde kısalttığını, kurye kaynaklı gecikmeleri ortadan kaldırdığını, sahtecilik riskini azalttığını, şeffaflığı artırdığını ve müşteri odaklı, öngörücü hizmet modellerini mümkün kıldığını göstermektedir. Şirketin mevcut ERP altyapısı, bulut yatırımları ve stratejik teknoloji ortaklıkları, bu dönüşümün yönetilebilir risklerle hayata geçirilmesini desteklemektedir.

Sonuç olarak rapor, freight forwarding faaliyetlerinde Blockchain, AI, IoT ve Bulut teknolojilerine dayalı dijitalleşmenin, hizmet farklılaştırması, operasyonel dayanıklılık ve uzun vadeli rekabetçilik için uygulanabilir ve stratejik bir yol sunduğunu ortaya koymaktadır. Ancak bu dönüşümün başarısı; aşamalı uygulama, paydaş uyumu, güçlü siber güvenlik yönetişimi ve sürekli dijital yetkinlik yatırımlarıyla doğrudan ilişkilidir.


Tamamını okumak için tıklayınız.

Biyofouling’in Yakıt Maliyetlerine Etkisi: Deneysel Bir Çalışma / Diane Arcas Göçmez

Yakıt tüketimi, bir konteyner gemisinin sefer maliyetlerinin yaklaşık üçte ikisini oluştururken, aynı zamanda emisyon performansının da temel belirleyicisidir. Bu çalışma, denizcilikte sıklıkla göz ardı edilen biyofoulingin (gövde ve pervane kirlenmesi) gemi performansı ve yakıt maliyetleri üzerindeki etkisini, gerçek operasyonel verilerle ortaya koymaktadır.


Araştırma, teknik özellikleri aynı olan iki ikiz gemi üzerinde gerçekleştirilen kontrollü bir deniz denemesine dayanmaktadır. Yakın zamanda temizlenmiş bir gemi ile dört yıldır temizlenmemiş bir geminin yüksek frekanslı sensör verileri karşılaştırılmış; hız, şaft gücü, RPM ve yakıt tüketimi gibi kritik performans göstergeleri analiz edilmiştir. Sonuçlar, biyofoulingin gemi direncini artırarak yakıt tüketiminde %5–7 aralığında ek bir yük yarattığını açık biçimde göstermektedir.


Çalışma ayrıca, geleneksel noon report’lara kıyasla IoT sensörleri, uydu iletişimi ve bulut tabanlı analitik platformlar kullanılarak elde edilen yüksek çözünürlüklü verilerin, koşula dayalı (condition-based) bakım ve temizlik kararları için güçlü bir zemin sunduğunu ortaya koymaktadır. Sabit zamanlı temizlik yerine, performans bozulmasını öngören veri temelli modeller sayesinde hem maliyetler hem de emisyonlar optimize edilebilmektedir.


Sonuç olarak bu çalışma, Arkas filosu gibi operasyonel mükemmeliyeti hedefleyen denizcilik şirketleri için biyofouling yönetiminin yalnızca teknik bir bakım konusu değil; stratejik, ekonomik ve çevresel bir rekabet unsuru olduğunu göstermektedir. Veri odaklı yaklaşımlar, sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu, ölçülebilir ve proaktif filo yönetiminin anahtarıdır.


”Verilerin paylaşılması konusundaki destekleri ve her zaman daha iyiyi hedefleyen yaklaşımları için Arkas Deniz ticaret  filosu  yöneticilerine teşekkür ederim”


Tamamını okumak için tıklayınız.

Arkas Lojistik Grubu Operasyonel Süreklilik Hakkında Önemli Bilgilendirme

Ortadoğu bölgesinde devam eden savaş ve artan güvenlik riskleri doğrultusunda uluslararası taşımacılık hatlarında bölgesel kısıtlamalar ve operasyonel düzenlemeler uygulanmaktadır. Bu gelişmeler çerçevesinde; denizyolu, havayolu ve demiryolu taşımalarında bazı güzergâhlarda rota değişiklikleri, ilave güvenlik kontrolleri ve aktarma planlamaları devreye alınmıştır. 

Ancak önemle belirtmek isteriz ki;

Arkas Lojistik Grubu olarak operasyonlarımız kesintisiz şekilde devam etmektedir.  Tüm taşıma modlarında alternatif senaryolar aktif hale getirilmiş, risk analizleri güncellenmiş ve operasyonel süreklilik güvence altına alınmıştır. Aşağıda denizyolu, havayolu ve demiryolu taşımaları ile ilgili son durum bilgilerini bulabilirsiniz.

Denizyolu Taşımaları 

Maersk, CMA ve Hapag hatlarına ait gemi seferleri Ümit burnu üzerinden devam edecektir. Msc, Süveyş kanalından geçişi ve Orta doğu bölgesine rezervasyonları ikinci bir duyuruya kadar askıya almışdır. Diğer hatların Süveyş geçişlerini takip ediyor ve gerekli bilgilendirmeleri yapıyor olacağız. 

 Ayrıca armatörler ek savaş riski ücretleri ekleneceği bilgisini de paylaşmışlardır.

Havayolu Taşımaları

Hava yolu operasyonlarında çeşitli kısıtlamalar ve geçici durdurmalar yaşanmaktadır. Bu kapsamda, hava kargo operasyonlarında gecikmeler, yönlendirmeler veya iptaller yaşanabileceği gibi aktarma noktalarında yoğunluk oluşabilmektedir.

Aşağıdaki havalimanlarında operasyonlar ikinci bir duyuruya kadar kısıtlı veya tamamen durdurulmuş durumdadır: 

  • Abu Dabi Zayed Uluslararası Havalimanı (AUH)
  • Amman Queen Alia Uluslararası Havalimanı (AMM)
  •  Bağdat Uluslararası Havalimanı (BGW)
  •  Beyrut Refik Hariri Uluslararası Havalimanı (BEY)
  •  Cidde Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı (JED)
  •  Dammam Kral Fahd Uluslararası Havalimanı (DMM)
  • Doha Hamad Uluslararası Havalimanı (DOH)
  • Dubai Uluslararası Havalimanı (DXB)
  • Erbil Uluslararası Havalimanı (EBL)
  • Hurgada Uluslararası Havalimanı (HRG)
  •  Karaçi Cinnah Uluslararası Havalimanı (KHI)
  • Kuveyt Uluslararası Havalimanı (KWI)
  • Medine Prens Muhammed bin Abdülaziz Uluslararası Havalimanı (MED)
  • Muskat Uluslararası Havalimanı (MCT)
  • Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı (RUH)
  • Sharjah Uluslararası Havalimanı (SHJ)
  • Şarm El-Şeyh Uluslararası Havalimanı (SSH)
  • Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı (IKA)

Demiryolu Taşımaları

Çin’ den Türkiye ve Avrupa’ya Bakü-Tiflis Kars (BTK) Hattı üzerinden demiryolu servisimiz devam etmektedir. 


Arkas Lojistik Grubu olarak bu süreci güçlü operasyon altyapımız, geniş acente ağımız ve alternatif güzergâh kabiliyetimiz ile kontrollü şekilde yönetmekteyiz. Gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyor, operasyonel istikrarı korumak adına tüm kaynaklarımızı aktif şekilde kullanıyoruz.

Bilgilendirme ve duruma ilişkin güncel gelişmeler tarafımızdan takip edilmekte olup, operasyonel değişiklikler oldukça siz değerli iş ortaklarımızla paylaşılacaktır.

Denizüstü Rüzgar Enerjisi Sistemleri (DRES) Pazarlarında Lojistik Hizmet Modeli : Türkiye Örneği / Diane Arcas Göçmez

Önsöz: Bu projeye yönelik motivasyonum, Türkiye’nin kara rüzgâr üretiminde Avrupa’da beşinci sırada yer alması ve enerji talebinin 2035’e kadar %67 artmasının beklendiği bir dönemde yaklaşık 75 GW’lık denizüstü rüzgâr potansiyeline sahip olmasından kaynaklanmaktadır.

Arkas Lojistik’in kara rüzgârı lojistik projelerindeki rolü sayesinde, yenilenebilir enerji tedarik zincirlerinin operasyonel dinamiklerini ve sektördeki yapısal boşlukları birinci elden gözlemleme fırsatı buldum.

Bu proje, Türkiye’nin gelişmekte olan denizüstü rüzgâr ekosistemini destekleyecek ölçeklenebilir ve yapılandırılmış lojistik çözümlere katkı sunma kararlılığımı yansıtmaktadır.

Son olarak, bu yolculuk boyunca kesintisiz desteği, yenilikçi fikirleri ve sahaya dayalı lojistik tecrübesi için eşim Onur Göçmez’e içtenlikle teşekkür ederim.


Kavramsaldan Uygulamaya: Gelişmekte Olan Açık Deniz Rüzgâr Pazarları için Talep Odaklı Lojistik Hizmet Modeli Tasarımı – Türkiye Örneği

Deniz Üstü Rüzgâr Enerjisi Santrali (DRES), küresel enerji dönüşümünün stratejik bir ayağı olarak giderek daha fazla önem kazanmakta; hızla artan kurulu güç hedefleri, denizcilik, liman ve lojistik sistemleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Olgun DRES pazarları yüksek düzeyde entegre lojistik ekosistemleri geliştirmişken, gelişmekte olan pazarlarda yapısal boşluklar proje uygulanabilirliğini, maliyet etkinliğini ve yatırımcı güvenini önemli ölçüde sınırlayabilmektedir. Türkiye bu duruma tipik bir örnek teşkil etmektedir: güçlü bir sanayi altyapısına, gemi inşa kapasitesine ve karasal rüzgâr enerjisi üretim yetkinliklerine sahip olmasına rağmen, DRES sektörü henüz erken bir aşamadadır ve lojistik hazırlık seviyesi kritik bir darboğaz oluşturmaktadır.

Bu proje, Türkiye’nin DRES sektörünün gelişimini desteklemek amacıyla, yerli lojistik kabiliyetlerinin talep tarafı paydaş beklentileriyle nasıl uyumlandırılabileceğini incelemektedir. Çalışmada “paydaşlar” kavramı; elektrik üretim şirketleri (utilities), proje geliştiriciler, orijinal ekipman üreticileri (OEM’ler) ve Mühendislik–Tedarik–İnşaat–Kurulum (EPCI) yüklenicilerini kapsamaktadır. Lojistik yalnızca operasyonel veya varlık temelli bir faaliyet olarak ele alınmamış; bunun yerine, kurulum sürelerini, zamanlama güvenilirliğini ve DRES projelerinin seviye bazlı enerji maliyetini (LCOE) doğrudan etkileyen stratejik ve hizmet odaklı bir yetkinlik olarak yeniden çerçevelendirilmiştir.

Çalışma, pragmatist bir araştırma felsefesine ve abduktif yaklaşıma dayanan, niteliksel ve masa başı tek vaka çalışması tasarımını benimsemektedir. Uluslararası OW lojistiği literatürü, Türkiye’ye özgü ikincil verilerle; sektör raporları, politika belgeleri ve kurumsal çalışmalar üzerinden sentezlenmiştir. Analitik odak, literatürde OW projelerinin en yoğun lojistik gereksinime ve maliyet hassasiyetine sahip aşaması olarak tanımlanan kurulum (installation) fazı üzerinedir.

Uluslararası karşılaştırmalı analiz, altı temel lojistik zorluk temasını ortaya koymaktadır:

  1. Hava koşulları ve çevresel belirsizlikler

  2. Liman altyapısı ve kapasite kısıtları

  3. Gemi bulunabilirliği ve yük optimizasyonu

  4. Tedarik zinciri koordinasyon karmaşıklığı

  5. Maliyet etkinliği ve kurulum süresi hassasiyeti

  6. Veri hazırlığı ve dijital entegrasyon

Bu zorluklardan hareketle, paydaşların evrensel beklentileri tanımlanmıştır. Bunlar arasında özellikle; ön mühendislik tasarımı (FEED) aşamasında lojistiğin erken entegrasyonu, ağır yük limanlarına ve kurulum gemilerine erişim, uçtan uca koordinasyon, dijital karar destek sistemleri ve ölçülebilir maliyet düşürme kabiliyeti öne çıkmaktadır.

Ulusal bağlamla yapılan karşılaştırmalı sentez, bu beklentiler ile mevcut yerli lojistik hazırlık düzeyi arasında yapısal bir uyumsuzluk olduğunu göstermektedir. Türkiye güçlü bir imalat altyapısına, yetkin tersanelere ve stratejik konumdaki limanlara sahip olmakla birlikte; açık denize uygun liman altyapısı, türbin sınıfı kurulum gemileri, entegre koordinasyon mekanizmaları ve birlikte çalışabilir dijital sistemler açısından önemli boşluklar bulunmaktadır. Risk ve anahtar performans göstergeleri (KPI) analizi; liman hazırlığı, koordinasyon, maliyet etkinliği ve dijitalleşmeyi yüksek riskli alanlar olarak sınıflandırırken, hava koşulları ve gemi bulunabilirliği mevcut koşullarda orta–yüksek risk düzeyinde değerlendirilmektedir.

Bu uyumsuzluğu gidermek amacıyla çalışma, Tiwong vd. (2024) tarafından geliştirilen Lojistik Hizmet Sağlayıcı Yaşam Döngüsü Modeli’nden uyarlanan Hazırlık-Düzeyine Uyumlu Modüler Lojistik Hizmet Modelini önermektedir. Model, DRES lojistik hizmetlerini üç yaşam döngüsü fazı altında yapılandırmaktadır:

  • Başlangıç Aşaması (Beginning of Life – BOL): Hizmet tasarımı, FEED aşamasında entegrasyon, stratejik konumlanma ve paydaş ilişkilerinin kurulması.

  • Orta Aşama (Middle of Life – MOL): KPI temelli risk değerlendirmesi yoluyla operasyonel ve finansal performans yönetimi.

  • Son Aşama (End of Life – EOL): Hizmet yaşam döngüsü performansının değerlendirilmesi, öğrenme ve hizmetin yeniden yapılandırılması.

Modelin modüler ve uyarlanabilir yapısı, lojistik hizmet sağlayıcıların (LSP’lerin) ulusal hazırlık seviyesinin eşitsiz olduğu koşullarda dahi etkin şekilde faaliyet göstermesine ve zaman içinde daha entegre 4PL/5PL rollerine evrilmesine olanak tanımaktadır. Böylece hizmet tasarımı; paydaş beklentileri, ulusal kısıtlar ve uzun vadeli rekabetçilik hedefleriyle uyumlu hâle getirilmektedir.

Akademik açıdan çalışma, DRES lojistiğini açık biçimde bir hizmet modeli olarak kavramsallaştırarak literatürdeki talep tarafı beklenti boşluğunu doldurmakta ve olgun pazarlardan türetilen çerçevelerin gelişmekte olan ülke bağlamlarına nasıl uyarlanabileceğini göstermektedir. Uygulamada ise; lojistik hizmet sağlayıcılar, proje paydaşları, liman ve gemi tedarikçileri ile politika yapıcılara, lojistik hazırlığın münferit altyapı yatırımlarından ziyade entegre hizmet tasarımı yoluyla nasıl güçlendirilebileceğine dair somut bir yol haritası sunmaktadır.

Sonuç olarak çalışma, Türkiye’nin DRES potansiyelinin yalnızca fiziksel varlıklarla hayata geçirilemeyeceğini ortaya koymaktadır. Riskleri azaltan, projelerin finansal yapılabilirliğini artıran ve sektörün sürdürülebilir büyümesini destekleyen unsur; aşamalı yetkinlik gelişimi ve dijital entegrasyonla desteklenen stratejik, talep odaklı lojistik hizmetlerdir.


Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.